21 Mart 2017 Salı

FUHUŞ KARTVİZİTİ DAĞITMA MESELESİ KÖKTEN ÇÖZÜLMÜŞTÜR - BİR SUÇ VE CEZA HİKAYESİ

Kolej metrosu civarında yürürken, önümdeki hırpani giyimli erkeğin, elini pantolonun ceplerine sokarak yola kartvizit attığını fark ettim.


Avukatım ama pek ceza hukuku bilmem. Geçenlerde internet gazetelerinde okumuştum, fuhuş kartları dağıtanlara hapis cezası gelmişti, hatta bir dağıtıcı tutuklanmıştı. 

O sırada delikanlı, karşı kaldırıma yöneldi, gayri ihtiyari, "Delikanlı bakar mısın" diye seslendim. 

Hukukçuyum ya, belki kanun değişikliğinden haberi yoktur, uyarayım diye düşündüm.

Döndü, "Ne var" dedi,

"Biraz konuşabilir miyiz" diye cevapladım. 

"Nereden bileyim polis olmadığını" diye sorunca gülümsedim, 

"Değilim" dedim. 

Sanırım inandı, yürümeye başladık. Anlattım, cezası ağırlaştı, artık hapis var, tutuklanmak var, bırak bu işi, eskisi gibi değil dedim. 

Erol: Hiç umrumda değil, bu haltı yiyen cezasını da biliyordur.

Kemal : Neden yapıyorsun bu işi?

Erol: Uyuşturucu kullanıyorum, karşılığında uyuşturucu alıyorum.

Kemal: Ne kullanıyorsun?

Erol: Eroin. 

Kemal: Eroini nereden buluyorsun, nasıl alıyorsun?

Erol:Ben, kartını dağıttığım travestilerin yanında kalıyorum. Eve gelen her müşteri için, bana, 15 liralık eroin verirler. Yemem de içmem de onlardan. İstediğim saatte yatar istediğim saatte kalkarım, banyomu yaparım karışmazlar, yediğime yemediğime laf etmezler. Anamın, babamın yüzüne bakacak halim yok, onlara yüktüm, eve para getirmiyordum, yetmez gibi bazen çalıyordum.

Kemal: Onlar müşteriden ne kadar alıyor, sen bu merete nasıl alıştın?

Erol:Onlar müşteri başı 50-60 TL alır, 15'ni benim hesaba yazarlar. Bazen parasını alırım, bazen de yerine eroin. Eve yük olup babamla da çakışınca, arkadaşların bekar evine gittim. Biz, yalan yok içki içiyorduk. Her gece içiyorduk ama eroin yoktu. Bir gece, kış gecesi, şu köprüden geçerken baktım bir adam yatıyor, arkadaşlara dedim, ölmüş mü ne olmuş buna, baktık yatıyor, bıraksak ölecek, eve getirdik. 1 hafta sesini çıkarmadı, uyudu, kalktı, yattı, gezdi, sonra bir akşam baktım bunun yanında bir şeyler var, uyumuş, uyanınca sordum, eroin dedi, her gün bize de vermeye başladı, denemelik dedi, denedik, bir gün bu kayboldu, bir daha da gelmedi ama biz deneye deneye alışmışız, o gün bugün bırakamadım. Para yok tabi. Sonra aklıma bu travestiler geldi, biliyorum kartçı arkadaşlar var, konuştum bunlarla, kartınızı ben dağıtayım dedim. Başta üç travestiydi bunlar, biri cezaevinde şimdi. Biri kayıp. Aslında benim ki eroin içmez. Dostu var, dostu ot sarar. 

Kemal: Tedavi olmak istemez misin? Yok mu bundan kurtulmanın yolu? Amatem'e gittin mi?

Erol:Allah canımı alsa da kurtulsam, bıktım valla. Bir çip varmış, onu takmadan yedi gün önce içmeyi bırakmalısın, sonra onu takınca canın istemiyormuş, beş milyarmış. Amateme gittim, çip takarız dediler, kaç ay sonrasına randevu verdiler, gitmedim. Valla abi bıktım canımdan, ölsem de kurtulsam.

Kemal: Benden bir şey istermisin?

Erol: Valla bir cigaran varsa iyi olur, yoksa canın sağolsun.

Ayrıldık sonra.

Düşündüm, Ankaralılar haklı olarak muzdarip bu fuhuş kartlarından, http://www.sanalbasin.com/kizilayin-gobegindeki-fuhus-kartvizitleri-tbmmde-7209361/


Herkes ayrı bir nedenle şikayetçi tabi. Eylem bile yaptılar, . http://www.ensonhaber.com/baskentte-fuhus-kartvizitleri-supurgeyle-protesto-edildi-2017-02-23.html


Gazetelere manşet oldu kartvizit rezaleti. http://www.milligazete.com.tr/100_bin_kisi_fuhus_bataginda/429054

Eylemciler ve gazeteciler başarılı oldular, TCK madde 227'de değişiklik yapıldı,  ilk tutuklama gazetelere haber bile oldu, http://www.gazetevatan.com/-fuhus-kartviziti-ne-ilk-tutuklama-1045710-yasam/

Haberleri okuduğumda, bu kartvizit atma işinin biteceğine ikna olmuştum. 

Doğru ya, suçun cezası az diye suç işliyordu insanlar. 

Cezayı arttırdığın zaman ne suç kalırdı ne suçluluk...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme