23 Temmuz 2012 Pazartesi

AVUKATLIK ÜCRETİ MÜDDEABİHE GÖRE BELİRLENİR

Avukatlık ücreti özel olarak Avukatlık Kanunu madde 164 -170 arasında düzenlenmiştir. Anılan maddeler incelendiğinde avukatlık ücretinin tespitinde, dava veya hükmolunacak şeyin değeri, davanın kazanılan bölümü veya müddeabihe atıf yapıldığı görülecektir. Yani kanun avukatlık ücretinin tespitinde müddeabihi esas almıştır. TBB tarafından yayımlanan 2012 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi incelendiğinde 12. maddenin son cümlesindeki, “Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” cümlesiyle müddeabihin değil asıl alacağın esas alındığı görülmektedir. (1) TBB AAÜT tarifesi madde 12’deki “asıl alacağı” ibaresi Avukatlık Kanunu madde 164. vd. maddelere aykırıdır. Doğrusu, “Ancak bu ücret dava sonunda kabulüne veya reddine karar verilen bedeli geçemez” şeklinde bir düzenlemedir. Avukatlık Kanunu’nun lafzi yorumundan çıkan sonuç budur. Dava açan kişinin asıl alacağı temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle istemesi veya işlemiş faizi de müddeabihe ekleyerek talep etmesi mümkündür. Davacı asıl alacağı belli bir tarihten işleyecek faiziyle talep etiğinde harç asıl alacağa göre, davacı asıl alacağı ve dava tarihine kadar işlemiş faizi beraber talep ettiğinde harç dava konusu edilen değere göre belirlenmektedir. Avukatlık Kanunu da avukatlık ücretinin belirlenmesinde dava konusu edilen değil hüküm altına alınan değeri referans almakla Harçlar Kanununa paralel bir düzenleme getirmiştir. Sonuç olarak Avukatlık Kanunu madde 164 vd. hükümleri uyarınca avukatlık ücreti hükmolunacak şeyin değeri, davanın kazanılan bölümü veya müddeabihe göre belirlenir. Normlar hiyerarşisine göre her düzenleyici işlem kendisinden daha üst seviyedeki düzenleyici işleme uygun olmak zorundadır. Avukatlık Kanunu’nun müddeabihi esas almasına rağmen 2012 yılı AAÜT’de asıl alacağın referans alınması kanuna ve normlar hiyerarşisine aykırıdır.(2) 1)Makaleye konu eleştirilerimiz AAÜT madde 11’deki asıl alacak ibaresi için de geçerlidir. 2)Temennimiz TBB’nin bir düzenleyici işlem yapmadan önce Avukatlık Kanunu’nu okuması, kanunu okuyacak kişilerin de eş, dost, akraba, biat eden kontenjanından değil de liyakat esas alınarak seçilmesidir. Ehil kişilerin elinden çıkacak işlemlerde bu hataların azalacağı tabidir. Okuyucu bu eleştirimizi yadırgayabilir, ancak https://docs.google.com/file/d/0B-VNZuCn1m5EcG5wenJiYmNjUjA/edit?pli=1 linkini incelendiğinde TBB'nin ilan yapmadan 41 kişiyi işe aldığını görecektir. İşe alınanlar içerisinde avukatlar önemli bir yer tutmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme