4 Aralık 2011 Pazar

BİR ANKARA MASALI: TBB BAROKART MARKASINI 1 TL BEDELLE SATIN ALDI !?!

Barokart markası ilk defa Av. Aydoğan KORU’nun Barokart markasının özel bir şirket tarafından tescili işlemine açılan davayla[1] ve bu davaya Ankara Barosu’nun müdahil olmasını istemesiyle gündeme geldi.[2] Dönemin Ankara Barosu günümüzün TBB Başkanı COŞAR meslektaşımız KORU ile konuyu müzakere etmek yerine kendisine basın üzerinden cevap vermeyi tercih etti ve baronun barokart markası üzerinde hak sahibi olamayacağını: sahip olduğumuz, kullandığımız otomobillerin mülkiyetinin, kullanım hakkının bize ait olmasına rağmen, markasının başkasına ait olması, malik olan, kullanan kişi olarak marka üzerinde hak talep edilememesi gibidir benzetmesiyle[3] açıklamaya çalıştı. Ancak benzetmesine kendisi de pek inanmamış olacak ki bir süre sonra, “Baro-Kart markasının mülkiyetinin (1 TL) sembolik bedelle TBB’ye devri ve ____ A.Ş.’ne[4] kullanım hakkı verilmesi konusunda sözleşme yapılmasına, Sözleşme kapsamı ve imzalanması, bağlantılı konularda ihtiyaç duyulacak bağlantılı konularda gerekli kararları almak konusunda Başkanlık Divanının görev ve yetkili kılınmasına hazır bulunanların oybirliği ile karar verildi.[5]” içerikli TBB kararının alınmasını sağlamak zorunda kaldı. Böylelikle Av. Aydoğan KORU’nun davasından sonuç alması engellendi.

İlk bakışta ne var bunda, amaç Barokart markasını avukatlara kazandırmaktı, TBB de 1 TL sembolik bedelle bu amaca ulaştı dedi herkes. Hala da öyle biliniyor sanırım. Ben de öyle biliyorum. Masal da burada başlıyor işte.

Barokart markası 1 TL bedelle satın alınacaktı ama TBB Yönetim Kurulu bu konuda sözleşme imzalaması için TBB Başkanlık Divanına yetki devretmişti. Başkanlık Divanı bu yetkiye dayanarak Ankara 20. Noterliği’nin 15193 yevmiye ve 22 Eylül 2010 tarihli sözleşmesini imzalamıştır.[6]

Gelin bu sözleşmenin önemli maddelerini hep beraber inceleyelim ve Barokart markasının gerçek sahibinin kim olduğunu, bu sözleşmeyle TBB’ye herhangi bir hak kazandırılıp kazandırılmadığını anlamaya çalışalım.

Madde 6:“BAROKART markasının BİRLİK adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil olmuş ve olacak bütün sınıflarda lisans ile kullanım hakkı, TEK BAŞINA VE SADECE TURUNCU’ya BİRLİK tarafından marka koruma süresince ve devam eden yenilenen 10’ar yıllık koruma sürelerinin tamamında verilecektir. Marka koruma süresinin sona ermeden BİRLİK koruma süresini 10’ar yıllık dönemler halinde uzatmak zorundadır. BİRLİK, TURUNCU’dan başka hiçbir kurum, kuruluş, gerçek kişi ya da tüzel kişiliğe BAROKART markasının kullanım hakkını lisans ile ya da başka bir yol ile veremez ve marka hakkını TURUNCU dışında kimseye devir edemez. İş bu sözleşme ile verilen lisans hakkı hiçbir gerekçe ile geri alınamaz ve TURUNCU HOLDİNG A. Ş. Dışında üçüncü kişiye lisans verilemez kaydı ile Türk Patent Enstitüsü nezdinde tutulan sicile şerh edilecektir.”

Madde 7: “TURUNCU kendisi ya da kendisine bağlı grup şirketlerinin BAROKART markası ile diğer gerçek ve tüzel kişiler ile iş bu sözleşme tarihinden önce yapmış olduğu bütün sözleşmelerdeki hak ve yükümlülükleri devam edecektir.”

Madde 10: “BAROKART markasının, isminin, logosunun ve entegrasyonunun kullanıldığı bütün donanım, yazılım, hizmet, materyal, hammadde alımlarında alım konusu olan ihtiyaçlar ile ilgili TURUNCU yazılı olarak ihale konusu mal ya da hizmeti sağlayamayacağını belirtmediği sürece, ihale sonucunda en düşük teklifi veren gerçek ya da tüzel kişik’in verdiği teklifin altında pazarlık yapılarak bir fiyat vermesi koşulu ile ihale konusu ihtiyaçları TURUNCU sağlayacaktır. BİRLİK aldığı fiyat teklifleri konusunda en düşük fiyat teklifi TURUNCU’ya ait değil ise istediği kişi ya da firmadan ihtiyacı olan mal ve hizmeti sağlamakta serbesttir.”

TBB adına Başkan Av. V. Ahsen COŞAR ile Sayman Av. Sitare SAĞSEN’in imzaladığı bu sözleşmeyle, mülkiyeti 1 TL bedelle TBB’ye devredilen Barokart markasının Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil olmuş ve olacak bütün sınıflarda lisans ile kullanım hakkı, TEK BAŞINA VE SADECE TURUNCU’ya TBB tarafından marka koruma süresince ve devam eden yenilenen 10’ar yıllık koruma sürelerinin tamamında verilmişse, marka koruma süresinin sona ermeden TBB koruma süresini 10’ar yıllık dönemler halinde uzatmak zorunda ise, TBB, Turuncu’dan başka hiçbir kurum, kuruluş, gerçek kişi ya da tüzel kişiliğe Barokart markasının kullanım hakkını lisans ile ya da başka bir yol ile veremez, marka hakkını Turuncu dışında kimseye devir edemez ise Turuncu kendisi ya da kendisine bağlı grup şirketlerinin Barokart markası ile diğer gerçek ve tüzel kişiler ile yapmış olduğu bütün sözleşmelerdeki hak ve yükümlülükleri devam ediyor ise TBB nasıl oluyor da Barokart markasının sahibi oluyor? Ya da Barokart markasının 1 TL bedelle TBB tarafından satın alınması çağdaş bir Ankara masalı olmuyor mu?

Bir de bunun üzerine BAROKART markasının kullanıldığı bütün ihalelerde Turuncu Holdingin yazılı olarak ihale konusu mal ya da hizmeti sağlayamayacağını belirtmediği sürece, ihale sonucunda en düşük teklifi verenin altında pazarlık yapılarak bir fiyat vermesi koşulu ile ihale konusu ihtiyaçları Turuncu Holdingin sağlayacağını kararlaştırmanıza ne demeli?. Kapalı zarf usulü ihalenin mantığı rakibinin vereceği teklifi öngörememesi nedeniyle firmanın verebileceği en düşük teklifi vermesidir. Çünkü ikinci bir teklif şansı olmayacaktır. Ama Turuncu Holding rakiplerinin teklifini göreceğinden verebileceği en düşük teklifi değil, rakiplerinin 1 kuruş altında teklif vermesi yeterli olacaktır. Bir süre sonra tüm ihaleler Turuncu’ya kalmaya başlayacak kimse TBB’nin ihalesine teklif vermeyecektir. Bundan sonra adet yerini bulsun diye ihale dosyasına bir iki teklif konacak ihaleler hep Turuncu’da kalacaktır.

Sonuç olarak Barokart markasının çıplak mülkiyeti TBB tarafından satın alınmış, ancak 10 yıllar boyunca kullanım hakkı bedelsiz olarak ve tek başına Turuncu Holdinge bırakılmıştır. Üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceğiniz bir değerin size ait olduğu yolundaki iddianıza inanmak için hiçbir neden yoktur. Kaldı ki, Barokart markasının Turuncu Holdinge ait olduğu dönem ile TBB’ye ait olduğu dönem arasında 3 önemli fark vardır ve 3’ü de Turuncu Holding lehinedir. 1. Barokart markasının dava yolu ile Turuncu Holdingin elinden alınması engellenmiştir. 2. Barokart markasının yenileme masrafları TBB’ye yüklenmiştir. 3. Sözleşme ile ihale kuralları ters yüz edilmiş, ihale sonucu açıklanana kadar gizli tutulması gereken tekliflerin Turuncu Holding’e arz edilmesi, arz makamı ilgilenmezse ihale makamının ihale ile ilgili karar alması mümkün kılınmıştır.

TBB’nin Barokart markası için böyle bir sözleşme yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Çünkü bu sözleşme TBB’ye hiçbir fayda sağlamamış aksine TBB’yi bu Turuncu Holdinge göbek bağı/Katolik nikahı ile bağlamıştır. TBB böyle bir sözleşmeyi neden imzalamıştır, hangi gereklilik bu sözleşmenin imzalanmasına yol açmıştır? Turuncu Holding Ankara Barosu ve TBB seçimlerinde herhangi bir rol üstlenmekte midir? Turuncu Holding veya selefleri ile ilgili bilgi edinme taleplerinde Av. V. Ahsen COŞAR neden agresif bir tutum takınmaktadır?

Biz sorularımızı sorduk. Eğer TBB’nin Barokart markasını 1 TL bedelle satın aldığı bir Ankara Masalı değilse sorularımıza cevap isteriz.[7]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14484728.asp

[2] http://www.inisiyatif.net/document/tanitim/BarokartBaroyaDilekce.pdf

[3] Sayın COŞAR benzetmeleriyle avukatlık tarihinde mümtaz bir yer edinmeye adaydır. Ankara Barosu Başkanı’nı “40 günlük seyise http://www.ankarabarosu.org.tr/Detay.aspx?SYF=6561 , ücretli UYAP’ı, otoban’a benzetmesi bu iddiamızın dayanağıdır.

[4] Her fırsatta şeffaflıktan dem vuran Sayın COŞAR nedense şirketin adını çıkartarak kararı web sitesine koymuştur. Ancak kararın yüklendiği link incelendiğinde avukatlarla ilgili kararlarda avukatın ad ve soyadına açıkça yer verildiği görülecektir. Bu farklılığın sebebi Sayın COŞAR veya TBB tarafından izah edilmelidir.

[5] http://eski.barobirlik.org.tr/haberler/yk/19-25.08.2010TBBYKK.pdf

[6] Bu sözleşmenin bir örneği TBB’den bilgi edinme hakkı uyarınca istenmiş, ayrıca kiminle sözleşme imzalandığı sorulmuştur. Ancak talebimiz bilgi edinme hakkı kanunu kapsamında olmadığı iddia edilerek reddedilmiş, itirazımız üzerine verilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararı sonrasında sözleşmenin bir örneği TBB’den temin edilmiştir.

[7] Belki de anılan sözleşme ile ilgili tespitlerimiz hatalıdır. 6,5 yıl Ankara Barosu Başkanlığı, 1,5 yıldır TBB Başkanlığı yapan, meslektaşlarımız arasında sözleşmeler konusundaki mesleki yetkinliği ile tanınan Sayın COŞAR analizlerimizin hatalı olduğunu yasal gerekçeleriyle ortaya koyarsa biz de hatamızı kabul eder, telafisi için gerekeni yaparız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme