19 Mayıs 2026 Salı

İŞ YAPMAK İSTEYEN BAROLAR İÇİN - HAKSIZ REKABET DAVALARI İLE AVUKATLIK MESLEĞİNİ KORUMAK


  1.  Avukatlık Kanunu madde 35'in, "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı maddesine uymayan gerçek veya tüzel kişiler var. Dava takip ediyorlar. Barolar bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmak ile yetiniyor. Ceza mahkemesi ispat kuralları katı. Ceza mahkemeleri genelde mahkum etmiyor. Kazara ceza çıkarsa para cezasına hükmediliyor. Pek işe yaramıyor.
  2.  Avukatlık Kanunu madde 43 açıkça, "Bir avukatın birden fazla bürosu olamaz." kuralına yer vermesine rağmen özellikle büyükşehir avukatları birden fazla yerde büro açtıklarını davul çalar gibi ilan ediyorlar. Barolar, ikinci büro açan avukatın barosuna şikayette bulunuyor. İstanbul, Ankara, İzmir Barolarına yapılan şikayetlerde yıllarca karar verilmiyor. Verilse de cezası hafif. Çoğu zaman da iddiaya konu fiil ispatlanmadı diye ceza verilmiyor.
  3.  Avukatlık Kanunu madde 55, "Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır." kuralına yer vermesine rağmen neredeyse reklam yapmamanın ayıp olduğu, kınandığı günlerde yaşıyoruz. Ankara, İzmir Barolarına yapılan şikayetlerde yıllarca karar verilmiyor. Verilse de cezası hafif. Çoğu zaman iddiaya konu fiil ispatlanmadı diye ceza verilmiyor.
  4. Türk Ticaret Kanununun haksız rekabet hükümlerinine yer veren hükümlerinden biri olan madde 56, "(3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile ... kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler." kuralına yer veriyor.
  5. Yukarıda yer verdiğimiz ihlallerle "haksız rekabet hükümleri çerçevesinde" mücadele edilebileceği görüşünü ilk defa dillendiren avukat merhum Ender Dedeağaç'tır. 
  6. Ankara Barosu 2005-2006 yıllarında Ankara ticaret mahemelerinde açtığı haksız rekabet davaları ile bu mücadele aracını kullanan ilk baro olarak kayıtlara geçmiştir.
    1. Bu davalardan biri Ankara 6. Ticaret Mahkemesinde 2006/526 Esas ile G. B isimli şahsa ve GB Büyükarslan Danışmanlık Ltd. Şti'ye açılan davadır. Bu davaya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2008/13425 Esas, 2010/4797 Karar Sayılı ilamından alıntı yapalım. 
      "...Davacı vekili, Avukatlar Kanunu’nun  35. maddesi uyarınca hukuki hizmet verme yetkisinin sadece avukatlara tanınmış bir yetki olduğunu, aynı yasanın 76. maddesi gereğince de müvekkili Baro Başkanlığının dava ehliyetinin bulunduğunu, davalıların internet sitelerinde tanıtım yaparak hukuki hizmet verme vaadinde bulunmalarının  haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,  haksız rekabetin tespitine, men’ine ve TTK 61 maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
       
       Davalılar vekili, müvekkillerinin hukuka aykırı faaliyetlerinin bulunmadığını, sadece danışmanlık hizmeti verdiklerini  savunarak davanın reddini istemiştir. 
       
       Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların Avukatlar Kanunu’nun  35. maddesi  kapsamında kalan hizmetleri yerine getirme konusunda internet sitesinde tanıtım ve fiyat tarifesi yayınlamasının haksız rekabet olduğu  gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, bahse konu internet sitesinin faaliyeti dava sürecinde sonlandırıldığından haksız rekabetin önlenmesi yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve BK 48 maddesine dayanan ilan talebinin ise reddine karar verilmiştir.
       
       Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
       
       Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir. 
       
       Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiş ancak yargılama sırasında davalının internet sitesinin yayınını durdurmuş olması nedeniyle önleme yönünden davanın konusunun kalmadığına karar verilmiştir.
       
      Oysa, dava tarihi itibariyle varlığı tespit edilen haksız rekabetin ve bu eylemlerin  önlenmesine ilişkin verilecek hükmün, dava konusu eylemsel olgunun devamı veya yenilenmesi halinde karar tarihinden sonra infaz sırasında da sonuç doğuracağının muhakkak olmasına, başka bir anlatımla; davalıların eylemlerini sürdürmeleri halinde ilerideki muhtemel bu tür tecavüzleri de bu ilamın infazı suretiyle davacıların engelleme yetkisinin bulunması nedeniyle davanın “men ve ilan” talepleri açısından da kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir..."
       
    2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/547 Esas, 20114637 Karar Sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta ise haksız rekabet olmadığına hükmetmiştir. Bu dava da Ankara Barosu tarafından açılmıştır. "...

      "....davalının internet sitesinde "CCS Müşavirlik uzun yıllara dayalı tecrübeli genç ve dinamik kadrosuyla uzman danışmanları ve hukukçuları ile siz değerli müşterilerimize hızlı, etkin, profosyenel, seçkin, ve ayrıcalıklı hizmet sunmayı hedeflemekte..." ve "...firmamız Londra ve Ankara ofislerinde Türk ve İngiliz uzman vize danışmanları ve hukukçuları ile vize danışmanlığı, vize ret davaları, vize itirazları ...alanlarında müşterilerine hizmet vermektedir" şeklindeki ilanın mahkemenin kabulünün aksine davalının mahkemeler nezdinde avukatlık hizmeti verdiği, bu bağlamda TTK.nun 57/3 ncü maddesi gereğince haksız rekabet yarattığı şeklinde bir sonuca ulaşılması olanaklı değildir.

      Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının Türk Mahkemeleri nezdinde anılan Yasa'nın 35 nci madddesinde bahsedilen biçimde hukuki bir hizmet vermediği ve davalının eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği nazara alınarak davanın reddi yerine isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir..."

  7. Baroların açacağı haksız rekabet davalarında kullanacağı Türk Ticaret Kanunu maddeleri şunlardır.
  8. Avukat olmayanlara açılacak haksız rekabet davalarında: TTK madde 55/3:  Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak. 
  9. Şube açan veya reklam veren avukatlara açılacak haksız rekabet davalarında: TTK madde 55/1-a:  Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar. (Şubenin açıldığı yerin barosu, şube açan avukata karşı dava açmalıdır. Reklam yapan avukata ise kendi barosunun dava açmalıdır. Bunlar dava açmıyorsa diğer barolar veya avukatlar dava açabilir)
  10. TKK'daki haksız rekabet sebepleri sınırlı değildir. Bu iddiamızın dayanağı TTK madde 55'deki, "Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır" cümlesindeki "başlıcalarıdır" ifadesidir.
  11. TTK madde 56'da dava türleri sayılmış olup TBB ve barolar, haksız rekabet iddiasına konu fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını talep etme hakkına sahiptir. (zarar ve ziyanın tazmini için maddi veya manevi tazminat davası açma hakkı ise zarar gördüğünü ispat edecek avukatlara aittir.)
  12. Bu davalar açılmadan e noter tespiti vs gibi usullerle haksız rekabet iddiasına konu fiilin kayıt altına alınması gerekmektedir. (örnek: şube adrsi yayımlayayan internet sitesinin Türkiye Noterler Birliği e tespit hizmeti ile kayıt altına alınması.
  13. Arzuhalciler veya hasar tespit şirketlerine dava açmadan önce bu gerçek veya tüzel kişilerin bilgisayarları üzerinde dell tespiti yapılması talep edilebilir. Delil tespiti ile delil elde edilebilir.
  14. Ayrıca hasar tespit şirketlerine karşı açılacak davalarda tanık delili de işe yarayacaktır. 
  15. Haksız rekabet davası yargılama giderlerinin ve bu davalarda maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin bu davaların davalıları açısından caydırıcı olacaktır. Ayrıca haksız rekabetin meninde dair ilamın icrai özelliği vardır.
  16. Blog yazımız hatalar, eksiklikler içerebilir. Yapılması gereken TBB tarafından münhasıran bu konuların tartışılacağı bir çalıştay düzenlenmesidir. 
  17. Ankara Barosunun haksız rekabet davalarını açmaktan alıkoyan ise liyakat ilkesinden uzaklaşması, bu davaları açan avukatı azlettikten sonra yeni avukatını liyakat ilkelerini dikkate almadan görevlendirmesidir.
  18. TBB ve baroların işçi alımlarında ısrarla ve inatla ilansız, yarışmasız usulleri benimsemesi nedeniyle arkadaşlık, akrabalık vs işçi istihdamında en belirleyici unsur olmaktadır.
  19. Şunu da belirtmekte fayda görüyorum.TBB veya baro başkanlarının, yönetim ve disiplin kurulu üyelerinin asli amacı yeniden seçilmek olduğu müddetçe Avukatlık Kanunu hükümlerini etkili bir şekilde uygulamaları mümkün değildir. Yeniden seçilme kaygısı ile keyfi işlemler tesis edilmektedir. 
Not: Blog yazısında atıf yapılan kararlar Ankara Barosundan temin edilebilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder