4 Mart 2020 Çarşamba

ZARFI AÇILAN ELEKTRONİK TEBLİGAT OKUNMUŞ MUDUR?

Anayasa Mahkemesi bugün avukatları yine şaşırttı.
4 Mart 2020 tarihli Resmi gazete'de yayımlanan 2019/6266 Sayılı ve 15 Ocak 2020 tarihli kararı ile zarfı açılan elektronik tebligat okunmuştur yani öğrenilmiştir, Anayasa Mahkemesine başvuru süresi tebligat ile değil öğrenmeyle başlar, elektronik tebligat zarfı açılmış ise Anayasa Mahkemesine başvuru süresi de başlamıştır dedi.

Karara https://www.resmigazete.gov.tr/fihrist?tarih=2020-03-04 adresinden ulaşabilirsiniz.

İlk bakışta mantıklı gibi görünen bu karar, ne yazık ki Tebligat Kanuna ve gerçeğe aykırı.

Aşağıdaki fotoğraf elektronik tebligat anasayfası. Bu sayfaya kadar gelmenize, mevzuat herhangi bir hukuksal değer yüklemiyor.


Listede görünen tebligatlardan, herhangi birini tıkladığınızda ise tebligat zarfı elektronik ortamda açılmış olmaktadır. Bu durumda, karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran çıkacaktır.




Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi ile İlgili teknik Kriterlerlere İlişkin Usul ve Esaslar'ın 5/e. maddesi uyarınca, yukarıda gördüğünüz ekran, "Tebligat okundu(RetrievalNonRetrievalByRecipient:Retrieval): Tebligatın, alıcısı tarafından açıldığında oluşturulan delildir" anlamına gelmektedir.

Anayasa Mahkemesi, anılan kararında, nedense 5/e bendinin ilk cümlesi olan "Tebligat okundu" cümlesine hukuksal değer vermekte, takip eden "Tebligatın, alıcısı tarafından açıldığında oluşturulan delildir" cümlesini görmezden gelmektedir.

O zaman, hep birlikte yukarıdaki fotoğrafa bakalım. Zarfı açtığınızda yani Anayasa Mahkemesi kararına dayanak usul ve esasların 5/e maddesindeki teknik işlemi yaptığınızda, tebligatın içindeki  kararın içeriğini görüyor musunuz? Ben görmüyorum. Görmediğim kararı nasıl öğrenmiş sayılıyorum?

Diyebilirsiniz ki, fotoğrafın sol tarafındaki, karar yazan yere tıkladığında kararı görecek ve öğrenmiş olacaksın. Ama Anayasa Mahkemesi'nin 2019/6266 Sayılı Bireysel Başvuru kararında, başvurucu vekilinin sol tarafta karar yazan yere tıkladığı, kararı indirdiği ve okuduğuna dair bir tespit yok.

Bir diğer argüman, elektronik zarfı açan mutlaka okumuştur olabilir. Tam okuyacakken büroya misafir gelmediğini, başka bir işe yönelmediğimi, aceleyle bürodan çıkmadığımı veya mesaime son verip eve gitmediğimi Anayasa Mahkemesi nereden biliyor?

Kanun koyucu tüm bunları düşünerek, lüzumsuz tartışma olmasın diye, Tebligat Kanunu madde 7/a'ya, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." yazmış. Bu kadar basit.

Kanun bu kadar açıkken, zarfın açılmasına ayrıca bir anlam yüklemek ne hukuken ne de hayatın gerçekleri bakımından mümkün değildir.

Avukatlara elektronik tebligat zorunluluğu 2019 yılı başında geldi ve Anayasa Mahkemesine 2019 yılında 31.397 tane bireysel başvuru yapılmış, https://www.anayasa.gov.tr/tr/bireysel-basvuru/

Türkiye avukatlarının muhtemelen % 95'i elektronik tebligat kullanıyor ve muhtemelen % 90'ı da son güncü. (tamamen gözleme dayalı tahmin) Bu durumda 2019 yılına ait 31.397 başvurunun muhtemelen 26.845 tanesi ne yazık ki mevzuata ve gerçeğe aykırı bir kararla reddedilecek.

Not 1: Makale sahibi elektronik tebligatını aktif ettirmediği için iş bu yazıya konu Anayasa Mahkemesi kararının potansiyel mağduru değildir. İş bu yazı başkaları mağdur olmasın diye yazılmıştır.

Not 2: Makale sahibi, aralarında kendisinin de olduğu avukatların başvurları nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin çok yoğun bir iş yükü altında ezildiğinin farkındadır. 

Not 3:Makale sahibi, Anayasa Mahkemesi mevzuatı uyarınca, bireysel başvurularda tebligatın değil öğrenmenin esas alındığının farkındadır. Ancak yazıyı uzatmamak için doğrudan meselenin özünü tartışmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme